bacaklarını iyice ayır ki daha rahat görebileyim kendimi..
yorgun ki bu beden tutamaz dizlerini
sen yasla ayaklarını aya
başını çevir celladına ve beni dinle..
ve beni hisset..
ve beni tat her gözlerine baktığımda..
kimsenin sana veremeyeceği birşey vereceğim ben sana..
sadece gözlerini kapa..
ve ağzını aç..
ve dinle..
elini kalbimdeki kırıklarda gezdir..
bakışların sıkılmış ruhumda olsun..
göğüslerin ciğerlerimi parçalasın..
iyice gerin ki karnında yüzebileyim..
iyice ayır bacaklarını..
çocukluğumun rüyasını daha rahat görebileyim..
boğazından geçen her hava zerresinde kulağım..
kalbim ince kasılmalara bağlı..
ve bekliyorum..
kapının çalmasını bekliyorum..
delikten baktığımda seni görmeyi bekliyorum..
gelmeni bekliyorum..
25 Ocak 2010 Pazartesi
Okumaksızın.. (I)
gözlerini kaparsın.. sadece bir anlığına.. açtığında herşeyi unutmuş bir halde etrafındaki yaratıklara bakarken bulursan kendini sadece nefes al.. gözlerini tekrar kapa.. ve farket ki sen de onlardan birisin..
kim olduğunu unut.. bir hayale dal.. ve o anı yaşa..
mutlu olduğunu hisset..
mutluluğun yalan olduğunu anla..
yalanların mutluluk getirdiğini farket..
ve sor kendine..
en son ne zaman gerçekleri söyledim kendim için..?
ve gerçekler üstüne bir çığ gibi düşer.. nefes alamazsın..
asla mutlu etmedin asla mutlu olmadın..
anıların hayallerden ibaret..
neler yaptıysan yaptın.. bu kendini tatmin etmek içindi..
parmaklarını hisset.. artık eskisi kadar ıslak değil..
ama sen bir göl olmuşsun.. hepsi içerde..
küçük bir taş attın içine.. yüksek miydi uzak mıydı bilemezsin ama büyük bir delik oluştu ruhunda..
ve doldurdun sen içini..
ve boğuluyorsun şimdi..
bedenin geriye bakıyor ama ilerliyorsun..
kafanı önüne bir an için çevir tökezlemeye başlıyorsun..
bu yüzden korkuyorsun ileriye bakıp koşmaya..
ve bu yüzden de hep küçük ve yanlış taşlara takılıyorsun..
yıkılması gereken duvara mı çarptın..?
en korktuğun ama en özlediğin zamanlar yalnızlığın mı gecelerdeki..
ama bilirsin zaten yalnız olduğunu bu yüzden aramazsın gündüzdekini..
düşünmek için arayan sana komik gelir..
kafasının içindeki zaten yeterince kalabalık etmiyor mu..?
belki de bu yüzden nefes alamıyorum herşey çok yakın bana..
uyuyarak bu ömrü tüketebileceğini farkettiğin günden beri uyuyamazsın rahat..
gölgeler sana masal anlatsın diye umutla bakarsın etrafına dönüp dönüp..
boşluklar sana bakmamış gölgesi niye hissetsin..
ama sen hissedersin her zerresini..
varın yokun senin benim herşeyin..
tersi düz yapmaya çalışırken farkedersin yusyuvarlak herşey..
yuvarlamanı bekliyor..
ayağını kaldıramazsın acı çekmesin daha fazla diye..
gözlerinin önüne ümitsizlik gelir..
farkedersin ilk terkettiğin en ihtiyacın olan şeydir..
ilk terkettiğin en basit şeydir..
ben ilk inançlarımı terkettim..
ve ne işe yaradıklarını unuttum şimdi..
onlar da benimkini..
daha fazla yer açmak için neyden vazgeçmem gerek düşünemiyorum bile..
çünkü sıra sana geldi..
kim olduğunu unut.. bir hayale dal.. ve o anı yaşa..
mutlu olduğunu hisset..
mutluluğun yalan olduğunu anla..
yalanların mutluluk getirdiğini farket..
ve sor kendine..
en son ne zaman gerçekleri söyledim kendim için..?
ve gerçekler üstüne bir çığ gibi düşer.. nefes alamazsın..
asla mutlu etmedin asla mutlu olmadın..
anıların hayallerden ibaret..
neler yaptıysan yaptın.. bu kendini tatmin etmek içindi..
parmaklarını hisset.. artık eskisi kadar ıslak değil..
ama sen bir göl olmuşsun.. hepsi içerde..
küçük bir taş attın içine.. yüksek miydi uzak mıydı bilemezsin ama büyük bir delik oluştu ruhunda..
ve doldurdun sen içini..
ve boğuluyorsun şimdi..
bedenin geriye bakıyor ama ilerliyorsun..
kafanı önüne bir an için çevir tökezlemeye başlıyorsun..
bu yüzden korkuyorsun ileriye bakıp koşmaya..
ve bu yüzden de hep küçük ve yanlış taşlara takılıyorsun..
yıkılması gereken duvara mı çarptın..?
en korktuğun ama en özlediğin zamanlar yalnızlığın mı gecelerdeki..
ama bilirsin zaten yalnız olduğunu bu yüzden aramazsın gündüzdekini..
düşünmek için arayan sana komik gelir..
kafasının içindeki zaten yeterince kalabalık etmiyor mu..?
belki de bu yüzden nefes alamıyorum herşey çok yakın bana..
uyuyarak bu ömrü tüketebileceğini farkettiğin günden beri uyuyamazsın rahat..
gölgeler sana masal anlatsın diye umutla bakarsın etrafına dönüp dönüp..
boşluklar sana bakmamış gölgesi niye hissetsin..
ama sen hissedersin her zerresini..
varın yokun senin benim herşeyin..
tersi düz yapmaya çalışırken farkedersin yusyuvarlak herşey..
yuvarlamanı bekliyor..
ayağını kaldıramazsın acı çekmesin daha fazla diye..
gözlerinin önüne ümitsizlik gelir..
farkedersin ilk terkettiğin en ihtiyacın olan şeydir..
ilk terkettiğin en basit şeydir..
ben ilk inançlarımı terkettim..
ve ne işe yaradıklarını unuttum şimdi..
onlar da benimkini..
daha fazla yer açmak için neyden vazgeçmem gerek düşünemiyorum bile..
çünkü sıra sana geldi..
24 Ocak 2010 Pazar
Bütün Aşk Öyküleri Birbirine Benzer
oturdum ve ağladım.. efsaneye göre bu ırmağın sularına düşen herşey yapraklar böcekler kuş tüyleri bunların hepsi ırmağın yatağında taşa dönüşüyormuş.. ah..! yüreğimi bağrımdan söküp akıp giden sulara atabilmek için neler vermezdim.. hiç acım kalmazdı o zaman.. hiç pişmanlık kalmazdı içimde.. anılarım olmazdı hiç..
piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım.. kışın soğuğu yüzümdeki yaşları hissettirdi bana ve bu yaşlar önümden akıp giden donmuş sulara karıştı.. bu ırmak başka bir yerlerde bir başka ırmağa kavuşuyor sonra bir başkasına ve bütün bu sular gözlerimden ve gönlümden çok uzaklarda sonunda denize kavuşuncaya kadar böylece akıp gidiyor..
gözyaşlarım böylece çok uzaklara akıp gitsin ve aşkım birgün onun için ağladığımı hiç bilmesin..çok uzaklara aksın gözyaşlarım ve ben ırmağı manastırı pirenelerdeki kiliseyi birlikte yürüdüğümüz yolları unutayım..
yolları unutacağım dağları ve düşlerimin tarlalarını o düşler ki benim düşlerimdi ve ben bunun bilincinde değildim..
o büyülü anı anımsıyorum o andan başlayarak bir evet ya da bir hayır ın varlığımızı tümüyle değiştirebileceği o anı.. çok gerilerde kalmış gibi geliyor bana oysa aşkımı buluşumdan ardından da onu yitirişimden bu yana ancak bir hafta geçti..
piedra ırmağının kıyısında yazdım bu öyküyü.. ellerim donmuştu.. bükülmüş bacaklarım giderek ağırlaşıyordu ve her an soluklanmam gerekiyordu yazarken..
"yalnızca içinde bulunduğun anı yaşamaya çalış.. eskiyi anımsamak bizden daha yaşlılara özgüdür.." diyordu sevdiğim adam bana..
aşk belki de vaktinden önce yaşlandırıyordu bizi sonra gençlik uçup gittiğinde yeniden gençleşmemizi sağlıyor.. ama o anları unutmaya olanak var mı..? işte bu yüzden yazıyorum ben hüznü hasrete dönüştürmek yalnızlığı anılara dönüştürmek için.. bu öyküyü bitirdiğimde kaldırıp piedra ırmağına atabilmek için - böyle demişti beni ağırlayan kadın.. o ermiş kadının ağzından söylersem ateşin yazdığını böylelikle sular söndürebilirdi..
bütün aşk öyküleri birbirine benzer..
(sf. 17-18)
piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım.. kışın soğuğu yüzümdeki yaşları hissettirdi bana ve bu yaşlar önümden akıp giden donmuş sulara karıştı.. bu ırmak başka bir yerlerde bir başka ırmağa kavuşuyor sonra bir başkasına ve bütün bu sular gözlerimden ve gönlümden çok uzaklarda sonunda denize kavuşuncaya kadar böylece akıp gidiyor..
gözyaşlarım böylece çok uzaklara akıp gitsin ve aşkım birgün onun için ağladığımı hiç bilmesin..çok uzaklara aksın gözyaşlarım ve ben ırmağı manastırı pirenelerdeki kiliseyi birlikte yürüdüğümüz yolları unutayım..
yolları unutacağım dağları ve düşlerimin tarlalarını o düşler ki benim düşlerimdi ve ben bunun bilincinde değildim..
o büyülü anı anımsıyorum o andan başlayarak bir evet ya da bir hayır ın varlığımızı tümüyle değiştirebileceği o anı.. çok gerilerde kalmış gibi geliyor bana oysa aşkımı buluşumdan ardından da onu yitirişimden bu yana ancak bir hafta geçti..
piedra ırmağının kıyısında yazdım bu öyküyü.. ellerim donmuştu.. bükülmüş bacaklarım giderek ağırlaşıyordu ve her an soluklanmam gerekiyordu yazarken..
"yalnızca içinde bulunduğun anı yaşamaya çalış.. eskiyi anımsamak bizden daha yaşlılara özgüdür.." diyordu sevdiğim adam bana..
aşk belki de vaktinden önce yaşlandırıyordu bizi sonra gençlik uçup gittiğinde yeniden gençleşmemizi sağlıyor.. ama o anları unutmaya olanak var mı..? işte bu yüzden yazıyorum ben hüznü hasrete dönüştürmek yalnızlığı anılara dönüştürmek için.. bu öyküyü bitirdiğimde kaldırıp piedra ırmağına atabilmek için - böyle demişti beni ağırlayan kadın.. o ermiş kadının ağzından söylersem ateşin yazdığını böylelikle sular söndürebilirdi..
bütün aşk öyküleri birbirine benzer..
(sf. 17-18)
birşeyi eline aldığın anda kaybetmeye başlamışsın demektir..
iki yıl önce bu gece..
belki de hayatımın en güzel gecesiydi..
belki de ilk defa mutluluktan ağlamıştım..
belki de ilk defa ellerim rüzgarda boşuna çırpınmamıştı..
belki de ilk defa birinin sıcaklığını hissettim derinliklerimde..
belki de ilk defa o gece gerçekten korktum..
beni korkularımdan kurtarabilecek ruhu kaybetmekten korktum..
iki yıl sonra bu gece ellerimde kanayan yaralara karışmış o yanık izlere bakıyorum..
belki de ilk defa o gece yanmaya başladığımı hissettim..
belki de ilk defa bundan zevk aldım..
belki de son defa yaşayacağımı bilseydim yanarak ölmeyi kaçmaya tercih ederdim..
birşeyi eline aldığın anda kaybetmeye başlamışsın demektir..
belki de hayatımın en güzel gecesiydi..
belki de ilk defa mutluluktan ağlamıştım..
belki de ilk defa ellerim rüzgarda boşuna çırpınmamıştı..
belki de ilk defa birinin sıcaklığını hissettim derinliklerimde..
belki de ilk defa o gece gerçekten korktum..
beni korkularımdan kurtarabilecek ruhu kaybetmekten korktum..
iki yıl sonra bu gece ellerimde kanayan yaralara karışmış o yanık izlere bakıyorum..
belki de ilk defa o gece yanmaya başladığımı hissettim..
belki de ilk defa bundan zevk aldım..
belki de son defa yaşayacağımı bilseydim yanarak ölmeyi kaçmaya tercih ederdim..
birşeyi eline aldığın anda kaybetmeye başlamışsın demektir..
22 Ocak 2010 Cuma
21 Ocak 2010 Perşembe
Hoodoo
Come into my life
Regress into a dream
We will hide
Build a new reality
Draw another picture of the life you could have had
Follow your instincts and choose the other path
You should never be afraid
You're protected from trouble and pain
Why, why is this a crisis in your eyes again
Taught to be
How did it come to be
Tied to a railroad
You'll have to set us free
Watch our souls fade away
Let our bodies crumble away
Don't be afraid
I will take the cold for you
And I've had recurring nightmares that I was loved for who I am
And missed the opportunity to be a better man..
Regress into a dream
We will hide
Build a new reality
Draw another picture of the life you could have had
Follow your instincts and choose the other path
You should never be afraid
You're protected from trouble and pain
Why, why is this a crisis in your eyes again
Taught to be
How did it come to be
Tied to a railroad
You'll have to set us free
Watch our souls fade away
Let our bodies crumble away
Don't be afraid
I will take the cold for you
And I've had recurring nightmares that I was loved for who I am
And missed the opportunity to be a better man..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
