24 Ocak 2010 Pazar

Bütün Aşk Öyküleri Birbirine Benzer

oturdum ve ağladım.. efsaneye göre bu ırmağın sularına düşen herşey yapraklar böcekler kuş tüyleri bunların hepsi ırmağın yatağında taşa dönüşüyormuş.. ah..! yüreğimi bağrımdan söküp akıp giden sulara atabilmek için neler vermezdim.. hiç acım kalmazdı o zaman.. hiç pişmanlık kalmazdı içimde.. anılarım olmazdı hiç..

piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım.. kışın soğuğu yüzümdeki yaşları hissettirdi bana ve bu yaşlar önümden akıp giden donmuş sulara karıştı.. bu ırmak başka bir yerlerde bir başka ırmağa kavuşuyor sonra bir başkasına ve bütün bu sular gözlerimden ve gönlümden çok uzaklarda sonunda denize kavuşuncaya kadar böylece akıp gidiyor..

gözyaşlarım böylece çok uzaklara akıp gitsin ve aşkım birgün onun için ağladığımı hiç bilmesin..çok uzaklara aksın gözyaşlarım ve ben ırmağı manastırı pirenelerdeki kiliseyi birlikte yürüdüğümüz yolları unutayım..

yolları unutacağım dağları ve düşlerimin tarlalarını o düşler ki benim düşlerimdi ve ben bunun bilincinde değildim..

o büyülü anı anımsıyorum o andan başlayarak bir evet ya da bir hayır ın varlığımızı tümüyle değiştirebileceği o anı.. çok gerilerde kalmış gibi geliyor bana oysa aşkımı buluşumdan ardından da onu yitirişimden bu yana ancak bir hafta geçti..

piedra ırmağının kıyısında yazdım bu öyküyü.. ellerim donmuştu.. bükülmüş bacaklarım giderek ağırlaşıyordu ve her an soluklanmam gerekiyordu yazarken..

"yalnızca içinde bulunduğun anı yaşamaya çalış.. eskiyi anımsamak bizden daha yaşlılara özgüdür.." diyordu sevdiğim adam bana..

aşk belki de vaktinden önce yaşlandırıyordu bizi sonra gençlik uçup gittiğinde yeniden gençleşmemizi sağlıyor.. ama o anları unutmaya olanak var mı..? işte bu yüzden yazıyorum ben hüznü hasrete dönüştürmek yalnızlığı anılara dönüştürmek için.. bu öyküyü bitirdiğimde kaldırıp piedra ırmağına atabilmek için - böyle demişti beni ağırlayan kadın.. o ermiş kadının ağzından söylersem ateşin yazdığını böylelikle sular söndürebilirdi..

bütün aşk öyküleri birbirine benzer..


(sf. 17-18)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder