zavallı kız çıplak vücuduna bakar.
teni 4metrekarelik tuvaletin milimlerini aydınlatan ışıklarca parlatılmıştır.
bakarak bile anlayabilirsin yumuşaktır o vücut, bir öpücüklük yakınlıkta durduğunda görebileceğin minik tüyler dokunuşları eşsiz kılabilir. kendini hayal edebilirsin o kıza dokunurken. parmaklarını düşünebilirsin kızın karnında yukarı aşağı hareket ettirirken.
nefeslerini hissedebilirsin kızın göğsünü ciğerlerine kopan rüzgarın etkisiyle inip kalkarken görebilirsin. bakarak yaşarsın o fırtınaları. bakarken koparsın o fırtınalarda. ama sen daha fazlasını beklersin. sen beklersin.
o seni bekler.
o seni çağırır görebilirsin onu.
gözleri olanlar baksınlar der biri artık ölü.
ellere bakarsın bahane olsun diye kızın. eller kalçaların yanında sarkmış dururlar. gevşektirler.
sen gevşek değilsin.
gözlerin bir o ele bir o ele gider.
bahanendir bu.
ateşini tadacağın en güzel günahındır bu.
gözlerin bir oraya bir oraya gider. ne oluyor anlayamazsın gözlerinden yaşlar boşalır. yaşlar kıza akar. yaşların kızın olur.
kız yaşlarını siler. yaşlar parmakların olur. kız emer parmaklarını. tuzu hisseder suyu hisseder. kaynaşır onunla. zevk alır bir an gözyaşını yutmakla.
ama sonra üzülür bu hüzne. nedir bu kırgınlık anlayamaz. bu darbeler neden oldu anlayamaz. bu acı neden geldi üstüne çöktü neden ezdi onu anlayamaz.
kollarındaki bu mor parmakları anlayamaz.
bacaklarındaki kahverengi lekeler anlamsızdır.
ya bu yüzündeki ince minik kesikler.
boğazındaki kırmızı mor karışımı şerit bunlar da ne anlamaz.
saçlarını kesmesi gerektiğini düşünür kız omuzlarına kadar.
omuzlarına değecek ama daha kısa değil.
vücuduna bakar kız lekeler onu rahatsız eder.
üstüne akmış her beyaz kan onu rahatsız eder.
onun o an ihtiyacı olan tek şeyi yapar:
ıslanır
temizlenir...
13 Haziran 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder